
Google Chat
tarafından Google LLC
4,5
- Güvenlik
- 100% Safe
- Kategori
- İş
- Puanlar
- 4,5
- Fiyat
- Free
- İndir
- 50.00M
Bu uygulama güvenli, güvenilir ve ücretsiz yüklenebilir; herhangi bir risk veya kötü amaçlı yazılım olmadan hızlı indirmeler sunar.
Ekran Görüntüleri








Analiz eden: Getfullapps
Google Chat’i bir süre günlük iletişim ve ekip çalışması için kullandığımda, onu yalnızca kısa mesaj gönderilen bir uygulama olarak görmenin eksik kaldığını düşündüm. Google Workspace’e dahil olan bu iş uygulaması, özellikle aynı ekip içinde konuşmaları düzenli tutmak, bir konuya geri dönmek ve farklı çalışma anlarını tek yerde buluşturmak isteyenlere hitap ediyor. Benim açımdan en güçlü tarafı, iş konuşmalarını kişisel mesajlaşmalardan ayırmaya yardımcı olması; en belirgin sınırı ise verimli olabilmesi için ekibin de aynı düzeni benimsemesini gerektirmesi.
Google LLC tarafından geliştirilen uygulama, İş kategorisinde yer alıyor ve ücretsiz kullanılabiliyor. Google Play’deki ortalaması 4,5 seviyesinde; kullanıcı ilgisi de oldukça yüksek, çünkü uygulama 50 milyondan fazla kuruluma ulaşmış durumda. PEGI 3 yaş derecesi, içerik açısından geniş bir kullanıcı kitlesine uygun olduğunu gösteriyor. İlk çıkış tarihi 28 Şubat 2018 olan Google Chat, bugün özellikle Workspace kullanan ekiplerin günlük yazışma alışkanlıklarına yerleşmiş bir seçenek.
Okunabilirlik ve gezinme deneyimi
Uygulamayı açtığımda ilk dikkatimi çeken şey, iletişimi konuşmalar ve alanlar etrafında düzenlemeye çalışması oldu. Tek tek mesajların arasında kaybolmak yerine belirli bir konuya veya ekibe bağlı sohbeti takip etmek daha kolay hale geliyor. Bu yaklaşım, aynı anda birkaç proje yürüten kişiler için önemli; çünkü “bu bilgi hangi konuşmadaydı?” sorusunun cevabını bulmak, dağınık bir mesaj kutusuna göre daha az zaman alabiliyor.
Okunabilirlik açısından sade ekran yapısı avantaj sağlıyor. Kısa mesajlar, yanıtlar ve konuşma akışı birbirinden ayrıldığında gözün metni takip etmesi kolaylaşıyor. Ben özellikle yoğun bir günün ardından eski bir konuşmayı incelerken, mesajların bağlam içinde durmasını yararlı buldum. Bununla birlikte, çok sayıda alan ve sohbet biriktiğinde sadelik hissi azalabiliyor. Uygulama basit görünse de ekip büyüdükçe isimlendirme ve düzen alışkanlığı önem kazanıyor.
Burada pratik bir yöntem işe yarıyor: Yeni bir alan veya konuşma açmadan önce amacını net yazmak. Örneğin “müşteri görüşmesi”, “haftalık plan” ya da “tasarım geri bildirimleri” gibi anlaşılır adlar, sonradan arama yaparken ciddi zaman kazandırıyor. Her konu için ayrı sohbet açmak ilk bakışta düzenli görünse de kısa sürede parçalı bir yapı oluşturabilir. Benim önerim, kalıcı konular için ayrı alanlar, tek seferlik konular içinse daha kısa ömürlü konuşmalar kullanmak.
Mesajlara yanıt verme biçimi de okunabilirliği etkiliyor. Bir konuya doğrudan yanıt vermek, yeni bir mesaj yazmaktan daha iyi sonuç veriyor; çünkü ilgili cevap ana konuşmanın içinde kaybolmuyor. Özellikle kararların, görev değişikliklerinin veya toplantı sonu notlarının yazıldığı ekiplerde bu küçük alışkanlık büyük fark yaratıyor. Birkaç gün sonra konuşmaya dönen kişi, hangi mesajın neye cevap olduğunu daha rahat anlayabiliyor.
Arama ihtiyacı da gerçek kullanımda belirleyici. Ben bir konuşmayı hatırlayıp içindeki belirli bir ifadeyi bulmaya çalışırken, sohbetleri yalnızca kronolojik olarak kaydırmanın yeterli olmadığını gördüm. Bu nedenle önemli kararları mesaj akışında bırakmak yerine anlaşılır bir cümleyle yazmak daha iyi. “Tamam” veya “bakarız” gibi kısa yanıtlar ileride işe yaramıyor; kararın kendisini, sorumlusunu ve gerekiyorsa sonraki adımı metne eklemek Google Chat’i daha kullanışlı hale getiriyor.
Sırada Keşfedilecek Makaleler

Benim Konuşan Angela'm: Kişisel Bakımdan Oyuncu Topluluğuna

8 Ball Pool’da Hata Anında Masa Ne Kadar Dayanıklı?

Google Meet, Mobil Görüşmeleri Android ve iOS’a Göre Şekillendiriyor

Google Play Store: Android’in Dağıtım Kapısını Kim Denetliyor?

iTunes’tan YouTube’a: Video Uygulamaları Oynatmanın Ötesine Nasıl Geçti?

Fortnite Mobil Aksiyonda Nişan Kadar Karar Vermeyi de Ödüllendiriyor
Farklı okuma alışkanlıklarına uyum
Google Chat’in erişilebilirlik açısından en olumlu yanı, yazılı iletişimi merkeze alması. Sesli görüşmeye katılmanın zor olduğu, gürültülü bir ortamda bulunan veya konuşulanları tekrar okumaya ihtiyaç duyan kişiler için metin tabanlı akış önemli bir esneklik sunuyor. Bir toplantıya katılamayan ekip üyesi, sonradan yazılan mesajları inceleyerek bağlamı yakalayabiliyor. Ancak bunun gerçekleşmesi, diğer kişilerin de önemli bilgileri gerçekten yazmasına bağlı.
Uzun açıklamaları tek bir büyük paragraf halinde göndermek yerine kısa bölümlere ayırmak yalnızca estetik bir tercih değil. Ekran büyütme kullanan, dikkatini uzun süre aynı yerde tutmakta zorlanan veya mobil cihazdan okuyan kişiler için kısa mesajlar daha rahat takip ediliyor. Ben ekip konuşmalarında bir mesajda tek konuya odaklanmayı, gerekli ayrıntıları ise yanıtlarla ayırmayı daha anlaşılır buldum.
Emoji ve tepkiler hızlı iletişim için pratik olsa da bunları kararın yerine koymamak gerekiyor. Bir mesaja yalnızca tepki bırakmak, görsel olarak anlaşılır olabilir; fakat ekran okuyucu kullanan veya tepkilerin anlamını bağlamdan çıkaramayan biri için yeterli bilgi vermeyebilir. Bu yüzden özellikle onay, ret veya görev kabulü gibi konularda kısa bir metin eklemek daha kapsayıcı bir yaklaşım.
Motor, duyusal ve günlük kullanım koşulları
Mobil cihazda yazışmak, uzun metinleri bilgisayarda yazmak kadar rahat olmayabilir. Google Chat kısa yanıtlar için uygun olsa da yoğun bir proje konuşması telefonda yorucu hale gelebiliyor. Küçük ekranda doğru konuşmayı seçmek, mesajı düzenlemek ve uzun bir akışı takip etmek daha fazla dikkat istiyor. Parmak hareketlerinde hassasiyet sorunu yaşayan kullanıcılar için de çok sayıda küçük dokunuş gerektiren işlemler yorucu olabilir.
Bu durumda iletişim yöntemini ihtiyaca göre değiştirmek mantıklı. Kısa bir durum güncellemesini telefondan göndermek kolay; fakat kapsamlı bir planı veya ayrıntılı geri bildirimi bilgisayardan yazmak daha rahat. Benim kullanımımda en verimli düzen, hızlı gelişmeleri mobilde paylaşmak ve uzun açıklamaları daha geniş ekranda hazırlamak oldu. Böylece uygulamanın taşınabilirliği korunurken yazma konforundan da vazgeçilmemiş oluyor.
Görsel bildirimler, iş akışında hem yardımcı hem de yorucu olabilir. Yeni mesajları kaçırmamak isteyen biri için anlık uyarılar yararlı; fakat sürekli bildirim alan bir ekipte dikkat bölünmesi yaşanabilir. Özellikle farklı alanlarda aktif olan kullanıcıların, her konuşmayı aynı aciliyet seviyesinde değerlendirmemesi gerekiyor. Ben önemli olmayan konuşmaları gün içinde belirli zamanlarda kontrol etmeyi, gerçekten acil konuları ise açıkça belirtmeyi daha sağlıklı buldum.
Burada ekip kültürü erişilebilirlik kadar önemli. Her mesajı acil gibi yazmak, dikkat dağınıklığı yaşayan veya dinlenme saatlerinde bildirimleri kapatan kişileri zorlayabilir. Mesajın başına kısa bir bağlam eklemek, örneğin “yarınki plan için” ya da “hemen yanıt gerekmiyor” demek, alıcının önceliklendirme yapmasına yardımcı olur. Google Chat bu iletişimi mümkün kılıyor; fakat iyi kullanım alışkanlığını otomatik olarak oluşturmuyor.
İşitme açısından yazılı sohbetin belirgin bir avantajı var. Sözlü olarak söylenen bir ayrıntının unutulması yerine yazılı kayda geçmesi, toplantı veya telefon görüşmesi sonrasında bilgiye erişimi kolaylaştırıyor. Ben özellikle görev dağılımında yazılı teyit almayı tercih ediyorum. “Sen ilgileniyorsun” gibi belirsiz bir cümle yerine görev, kapsam ve beklenen zaman açıkça yazıldığında yanlış anlaşılma ihtimali azalıyor.
Görme açısından ise metnin yapısı ve dilin açıklığı belirleyici. Kısaltmalar, yalnızca emojiyle verilen cevaplar ve birbirine benzeyen sohbet adları takip etmeyi güçleştirebilir. Bu nedenle alan ve konuşma adlarında kısa ama ayırt edici kelimeler kullanmak, mesajları da mümkün olduğunca doğrudan yazmak gerekiyor. Bu, uygulamanın belirli bir erişilebilirlik özelliğinden çok, ekip içinde uygulanabilecek basit bir tasarım kuralı gibi çalışıyor.
Farklı ortamlarda iletişimi sürdürmek
Google Chat’in değerini yalnızca ofiste değil, hareket halindeyken de görmek mümkün. İşe giderken kısa bir güncelleme göndermek, evden çalışırken bir soruyu yazılı sormak veya toplantı sonrasında alınan kararı paylaşmak için uygun. Ancak yolculuk sırasında, kalabalıkta ya da dikkat gerektiren bir iş yaparken uzun mesajlaşmaya çalışmak iyi bir fikir değil. Uygulama erişilebilir olsa bile kullanıcının bulunduğu ortam, deneyimin güvenli ve rahat olup olmadığını değiştiriyor.
Benim gerçekçi bulduğum bir senaryo şu: Küçük bir ekipte bir kişi müşteri görüşmesinden çıkıyor, bir diğeri ofis dışında, üçüncü kişi ise daha sonra çalışmaya başlayacak. Görüşmeden çıkan kişi, kararları kısa maddeler halinde ilgili konuşmaya yazıyor; diğerleri uygun olduklarında okuyup yalnızca kendi sorularını yanıtlıyor. Böylece herkes aynı anda çevrim içi olmak zorunda kalmıyor. Bu kullanım, anlık mesajlaşmadan daha düzenli, e-postadan ise daha hızlı bir akış sağlayabiliyor.
Yine de Google Chat’i her iletişim biçiminin yerine koymam. Hassas veya yanlış anlaşılma riski yüksek bir konu varsa, yalnızca kısa mesajlara güvenmek yerine daha doğrudan bir görüşme gerekebilir. Uygulama, görüşmenin sonucunu yazılı olarak saklamak için iyi bir tamamlayıcı olabilir; fakat karmaşık bir anlaşmazlığı birkaç mesajla çözmeye çalışmak gerilimi artırabilir.
Günlük iş akışında güçlü olduğu noktalar
Google Chat’i en başarılı bulduğum kullanım alanı, zaten Google Workspace kullanan ekiplerin günlük koordinasyonu. Ekip üyeleri aynı çalışma ortamında bulunuyorsa, yeni bir iletişim platformuna geçme yükü azalıyor. Bu, özellikle farklı teknik beceri seviyelerine sahip çalışanlar için önemli; herkesin ayrı bir uygulama öğrenmesi gerekmediğinde başlangıç engeli düşüyor.
Bir başka güçlü taraf, konuşmaların yalnızca anlık cevaplardan ibaret olmaması. Bir görevin nasıl ilerlediğini, kimlerin bilgi verdiğini ve hangi kararın alındığını sonradan incelemek mümkün. Bu özellik, yeni katılan bir ekip üyesinin geçmişi anlamasına yardımcı olabilir. Ancak bunun için mesajların düzenli yazılması şart. Uygulamayı kullanan herkes yalnızca “tamamlandı” demekle yetinirse geriye yararlı bir kayıt kalmıyor.
Benim önerdiğim iş akışı üç adımlı: Önce konuya açık bir başlık vermek, sonra karar veya sorunu tek bir mesajda özetlemek, en son da yanıtları ilgili mesaja bağlamak. Gün sonunda da sonuçlanan konuları kısa bir özetle kapatmak. Bu yaklaşım, Google Chat’i sıradan bir bildirim kutusu olmaktan çıkarıp ekip hafızasına daha yakın bir araca dönüştürüyor.
Uygulama, kısa ve orta uzunluktaki iş konuşmalarında e-postaya göre daha akıcı hissettirebilir. E-posta, resmi duyurular ve dış paydaşlarla yazışmalar için hâlâ daha uygun olabilir; özellikle konuya dahil olmayan kişilerin de bilgilendirilmesi gerekiyorsa. Buna karşılık Google Chat, aynı ekibin hızlı soru-cevap döngülerinde daha az törensel bir yapı sunuyor.
Bağımsız mesajlaşma uygulamalarıyla karşılaştırıldığında Google Chat’in farkı, kişisel sohbetten çok iş bağlamına odaklanması. Bu, iş ve özel hayatı ayırmak isteyenler için avantaj. Fakat arkadaş grupları, topluluklar veya geniş sosyal çevrelerle iletişim kurmak isteyen biri için gereksiz derecede iş odaklı kalabilir. Yani seçim, yalnızca hangi uygulamanın daha iyi olduğuna değil, iletişimin amacına bağlı.
Kimler için uygun, kimler için değil?
Ben Google Chat’i özellikle küçük ve orta ölçekli ekipler, uzaktan çalışanlar, farklı saatlerde çalışan kişiler ve yazılı kayıt tutmak isteyen proje grupları için mantıklı buluyorum. Bir konunun sonradan bulunabilmesi, kararların görünür kalması ve kısa güncellemelerin hızlı paylaşılması bu kullanıcıların işini kolaylaştırıyor.
Okuma hızını kendi temposunda ayarlamak isteyen, toplantı sırasında her ayrıntıyı yakalayamayan veya konuşma yerine yazmayı tercih eden kişiler de uygulamadan yararlanabilir. Yazılı iletişim, düşünmek için zaman kazandırdığı için bazı kullanıcılar açısından daha rahat olabilir. Ancak bu avantajın ortaya çıkması, ekip arkadaşlarının da anlaşılır ve yeterince açıklayıcı mesajlar yazmasına bağlı.
Öte yandan, yalnızca bire bir görüntülü görüşme, kapsamlı proje yönetimi veya gelişmiş görev takibi arayan biri için Google Chat tek başına yeterli olmayabilir. Uygulama konuşmayı düzenler; fakat her iş sürecini baştan sona yönetmek için özel bir görev aracının yerini otomatik olarak doldurmaz. Çok büyük ekiplerde de yanlış adlandırılmış alanlar ve kontrolsüz bildirimler kısa sürede karmaşa yaratabilir.
Bir diğer sınırlama, yazılı iletişimin yanlış yorumlanabilmesi. Kısa ve doğrudan yazmak zaman kazandırsa da tonlama, yüz ifadesi ve ses vurgusu kaybolur. Ben eleştiri, öncelik değişikliği veya hassas geri bildirimlerde cümleleri daha dikkatli kurmayı, gerekirse mesaj yerine doğrudan görüşmeyi tercih ediyorum. Bu, Google Chat’in kusuru olmaktan çok yazılı iletişimin doğal sınırı; yine de seçim yaparken hesaba katılmalı.
Kalan engeller ve daha kapsayıcı kullanım
Google Chat’in farklı yeteneklere ve çalışma koşullarına uyum sağlaması, yalnızca uygulamanın ekranına bağlı değil. Ekip yöneticilerinin iletişim kurallarını açıkça belirlemesi gerekiyor. Hangi konuların yazılı paylaşılacağı, acil durumların nasıl belirtileceği ve önemli kararların nerede özetleneceği bilinmezse, erişilebilirlik avantajları dağınık kullanım içinde kaybolabilir.
Ben ekipler için şu basit kuralları yararlı buluyorum: Her konuşma tek bir amaca sahip olmalı, önemli kararlar kısa bir özetle yazılmalı, yalnızca emojiyle yanıt verilmemeli ve aciliyet açıkça belirtilmeli. Ayrıca uzun metinler bölümlere ayrılmalı; kısaltmalar ilk kullanımda açıklanmalı. Bu kurallar, farklı okuma hızlarına, dikkat ihtiyaçlarına ve çalışma saatlerine sahip kişilerin aynı akışı daha rahat takip etmesini sağlar.
Bildirim yönetimi de göz ardı edilmemeli. Sürekli uyarı almak, uygulamayı erişilebilir kılmak yerine yorucu hale getirebilir. Kullanıcıların bildirimleri kendi çalışma biçimlerine göre ayarlaması ve ekip arkadaşlarının her mesaja anında cevap beklememesi gerekir. Google Chat hızlı iletişim sunuyor, fakat hızlı iletişim ile sürekli ulaşılabilir olmak aynı şey değil.
Yeni kullanıcıların uygulamaya alışması için ilk günlerde çok sayıda alan açmak yerine birkaç net konuşmayla başlamak daha iyi. Ben önce ekip duyuruları, günlük koordinasyon ve belirli bir proje için ayrı akışlar oluşturmayı; ihtiyaç ortaya çıktıkça genişletmeyi öneririm. Böylece motor becerileri veya dikkat kapasitesi açısından daha fazla çaba gerektiren gereksiz gezinme azalır.
İşitme, görme, dikkat veya hareket kısıtları olan kullanıcılar için en iyi deneyim, uygulamanın tek başına sunduğu olanaklardan çok mesajların nasıl hazırlandığıyla ortaya çıkıyor. Açık dil, düzenli konu başlıkları ve yazılı özetler herkesin işine yarar. Bu yaklaşım yalnızca belirli bir kullanıcı grubunu desteklemez; yoğun çalışan, mobil cihaz kullanan veya konuşmaya sonradan katılan herkesin yükünü azaltır.
Son değerlendirmem
Google Chat, benim gözümde Google Workspace kullanan ekipler için sade ama doğru kullanıldığında etkili bir iş iletişimi aracı. Ücretsiz olması, geniş kullanıcı kitlesi ve PEGI 3 derecesi onu erişilebilir bir başlangıç seçeneği haline getiriyor. En iyi sonucunu ise uygulamayı açıp rastgele mesajlaşmak yerine, konuşmaları konuya göre düzenleyen ve önemli bilgileri yazılı olarak özetleyen ekiplerde veriyor.
Okunabilirlik, yazılı kayıt ve farklı zamanlarda çalışma açısından güçlü bir tarafı var. Mobil erişim, toplantıya katılamayan kişilerin sonradan bilgi alması ve konuşmaların konu başlıkları etrafında toplanması günlük işlerde gerçek kolaylık sağlıyor. Buna karşılık çok fazla sohbet, belirsiz mesajlar ve kontrolsüz bildirimler deneyimi hızla zorlaştırabiliyor. Uygulamanın kapsayıcı olması için kullanıcıların da bilinçli iletişim kurması gerekiyor.
Benim nihai tavsiyem şu: Ekibiniz zaten Google Workspace çevresinde çalışıyor, yazılı koordinasyona ihtiyaç duyuyor ve konuşmaları düzenli tutmaya istekliyse Google Chat’i denemeye değer buluyorum. Yalnızca sosyal mesajlaşma, kapsamlı görev yönetimi veya her durum için yüz yüze iletişim arıyorsanız başka bir araç daha uygun olabilir. Doğru beklentiyle kullanıldığında ise Google Chat, farklı çalışma biçimlerine sahip insanların aynı iş akışında daha rahat buluşmasına yardımcı olan pratik bir seçenek.
Artıları
- Gmail, Drive ve Meet ile sorunsuz entegre çalışır.
- Mesaj arama ve konuşma geçmişine erişim oldukça pratiktir.
- Dosya, görsel ve bağlantı paylaşımı hızlı ve düzenlidir.
- Kurumsal hesaplarda ekip iletişimini merkezi hâle getirir.
- Web ve mobil uygulamalar arasında mesajlar anında senkronize olur.
Eksileri
- Bazı gelişmiş özellikler yalnızca Google Workspace hesaplarında sunulur.
- Bildirim ayarları yoğun sohbetlerde zaman zaman karmaşıklaşabilir.
- Kişisel kullanıcılar için arayüz, rakiplerine göre daha kurumsal kalabilir.
- Büyük dosyaların paylaşımında Google Drive izinleri gerekebilir.
- Çevrimdışı kullanım ve mesaj gönderimi oldukça sınırlıdır.
Google Chat hakkında sıkça sorulan sorular
Google Chat nedir ve hangi amaçlarla kullanılır?
Google Chat, birebir mesajlaşma, grup sohbetleri ve ekip iletişimi için tasarlanmış bir Google uygulamasıdır. Kullanıcılar metin mesajlarının yanı sıra dosya, görsel, bağlantı ve emoji paylaşabilir; ayrıca konuya özel alanlar oluşturarak konuşmaları düzenli tutabilir. Özellikle Google Workspace kullanan ekipler için Gmail, Drive, Meet ve Takvim ile birlikte çalışması önemli bir avantaj sağlar.
Google Chat’i kullanmak için Google hesabı veya Google Workspace üyeliği gerekir mi?
Google Chat’i kullanabilmek için genellikle bir Google hesabıyla oturum açmanız gerekir. Kişisel Google hesaplarıyla temel sohbet özelliklerinden yararlanılabilirken, kurumsal hesaplarda kullanılabilen bazı özellikler kuruluşun Google Workspace yöneticisi tarafından sınırlandırılabilir. Bu nedenle uygulamayı indirmeden önce hesabınızın Chat erişimine açık olduğundan ve kurumunuzun gerekli izinleri verdiğinden emin olmanız faydalı olur.
Google Chat’te mesajlaşma ve dosya paylaşımı güvenli midir?
Google Chat, Google’ın hesap güvenliği, şifreleme ve erişim kontrolü altyapısından yararlanır; ancak güvenlik yalnızca uygulamaya değil, kullanıcı davranışlarına da bağlıdır. Hassas dosyaları yanlış kişi veya alanda paylaşmamaya, şüpheli bağlantılara tıklamamaya ve hesabınızda iki adımlı doğrulamayı etkinleştirmeye dikkat etmelisiniz. Kurumsal alanlarda yöneticiler saklama ve paylaşım politikaları uygulayabilir.
Google Chat ücretsiz mi, yoksa ücretli özellikleri bulunuyor mu?
Google Chat’in kişisel Google hesaplarıyla kullanılabilen temel iletişim özellikleri ücretsizdir. Bununla birlikte gelişmiş yönetim araçları, kurumsal güvenlik seçenekleri, daha kapsamlı depolama ve Google Workspace’e bağlı bazı işlevler ücretli planlara veya kurum aboneliğine bağlı olabilir. İndirmeden önce ihtiyaç duyduğunuz özellikleri kontrol etmeniz, ücretsiz sürümün sizin için yeterli olup olmadığını anlamanıza yardımcı olur.
Google Chat hangi cihazlarda çalışır ve bildirimleri nasıl yönetilir?
Google Chat, Android ve iOS cihazlarda mobil uygulama olarak kullanılabilir; ayrıca bilgisayarda web tarayıcısı üzerinden erişim sunar. Bildirimler sohbet, alan veya doğrudan mesaj bazında özelleştirilebilir ve isterseniz belirli konuşmaları sessize alabilirsiniz. Çok sayıda çalışma alanına dahil olduğunuzda bildirim yoğunluğu oluşabileceğinden, uygulamayı kurduktan sonra bildirim ayarlarını ve çevrimdışı kullanım beklentilerinizi düzenlemeniz önerilir.
Google Chat Hakkında Kendi Dilinizde Okuyun
Google Chat
Bu site, üçüncü taraf uygulamalar hakkında bağımsız bilgiler sunar ve burada yer verilen hiçbir uygulamayla bağlantılı değildir; bu uygulamaların sahibi, geliştiricisi veya dağıtıcısı da değildir. Uygulama adları, logoları ve ticari markaları ilgili sahiplerine aittir. Geliştirici bilgileri referans amacıyla sunulmuştur; lütfen geliştiriciyle doğrudan apps-help@google.com üzerinden iletişime geçin, https://chat.google.com adresini ziyaret edin veya http://www.google.com/policies/privacy sayfasını inceleyin.













